KANTİTATİF EEG
(BEYİN HARİTALAMASI)
FONKSİYONEL VE SPEKTROSKOPİK MRI
BEYİN "CHECK-UP"I
Panik Atak Nedir ?
Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
Panik Atağı Neler Tetikler?
Panik Ataklarla İlgili Yanlış İnançlar
Panik Atak Nasıl Sonlandırılır ?
Erişkin Ruh Sağlığı Birimi
Panik Bozukluğu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Panik bozukluğu tedavi gerektiren bir hastalıktır.

Panik Atak ve Panik Bozukluğu
Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi
  Panik Atak ve Panik Bozukluğu
Uzm. Dr. Semra KAYA BARİPOĞLU  
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1990 yılında mezun olmuştur. 1991-1993 yılları arasında SSK Erenköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde görev yapmıştır. Uzmanlık eğitimini 1993-1999 yıllarında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır. 2000 yılında Balıklı Rum Hastanesi Anatolia Kliniklerinde çalışmış olup, Nisan 2001 tarihinden itibaren Memory Center'da çalışmaktadır.

"Panik atağı" (PA) çarpıntı, terleme, titreme, boğulma ya da nefes alamama hissi, göğüste ağrı veya sıkışma, bulantı, karın ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik gibi bedensel duyumların olağan dışı yoğunlukta hissedildiği, beraberinde kontrolünü kaybetme, delirme korkusu ya da ölüm korkusu ile karakterize bir süreçtir. Atak ani başlangıçlıdır ve genellikle hızlı bir şekilde, 10 dakika veya daha kısa bir sürede doruk noktasına ulaşır. PA'ları yaklaşık olarak 15-20 dakika sürelidir. Ancak bazen yalnızca 1-2 dakika, bazen de bir saatten daha uzun olabilir. Panik atağı başta fobiler olmak üzere diğer bir kısım psikiyatrik bozukluklarda da görülebilir. Ancak bunlar stres etkeni ile karşılaşma ya da karşılaşma olasılığı sonucunda ortaya çıkar.

Panik Bozukluğunda (PB) ise beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan ve yineleyen PA'ları söz konusudur. Bazı hastalar uykuda da atak geçirebilirler. PA'larının sıklık ve şiddeti değişkenlik gösterir. Atak sonrasında kişide yeni bir atak daha yaşayacağı ya da atak sırasında ortaya çıkan bedensel duyumlarla ilgili yoğun kaygı oluşur. Hastalar kalp krizi geçirecekleri, beyninde önemli bir hastalık olduğu, felç olabilecekleri gibi kuşkularla acil servislere başvururlar. Çoğu zaman yapılan ilk tetkiklerde herhangi bir sorun saptanmamış olmasıyla da yetinmeyip daha ileri tetkik arayışları içine girerler. Sorunun psikolojik olduğunun anlaşılıp bir psikiyatra yönlendirilene kadar hastaların çoğu beyin tomografisi, beyin MRI, kalp anjiografisi gibi son derece pahalı, zahmetli ve riskli tetkikler yaptırırlar. Aynı korkularla hastaların bir kısmı evde yalnız kalamama, kalabalık yerlere girememe gibi sorunlar yaşarlar. Bu durum kişinin mesleki ve sosyal yaşantısını ileri derecede kısıtlayabilir.

Tüm dünyada yapılan çalışmalar PB'nun genel nüfus içindeki yaygınlığının % 1.5-3.5 arasında olduğunu göstermektedir. PB kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla görülmektedir.

PB'nun ortaya çıkma nedeni olarak beyinde hücreler arası iletişimi sağlayan maddelerin biyokimyasında düzensizlik olduğu düşünülmektedir. Aile çalışmaları PB'nun ailesel olduğuna ilişkin güçlü kanıtlar sağlamıştır. PB olan hastaların birinci dereceden akrabalarında PB oranı 4-7 kat daha yüksektir. Araştırmalar genetik faktörlerin önemli bir rol oynadığını göstermekle birlikte, bunun genetik doğası tam olarak çözülememiştir. Panik bozukluğu olan hastaların geçmişlerine bakıldığında, pek çok hastada uzun süreli psiko-sosyal stresin varlığı görülmektedir. Bu kişilerin strese karşı aşırı duyarlılıklarının olduğu da bir diğer görüştür.
Panik bozukluğu, erken dönemde saptanıp tedavi edilmediği durumda hastada depresyona ve alkol ya da uyuşturucu madde kullanımına yol açabilir.

Hastalığın tedavisinde ilaçlar ve psikoterapi tekniklerinden yararlanılır. PB'un tedavisinde stres kontrolünün sağlanması önemli bir aşamadır. Merkezimizde bu amaçla geliştirilen Neurobiofeedback tekniği (kendi beyin dalgalarını görerek stresini kontrol etmeyi öğrenme) kullanılmaktadır. 

Araştırmalar etkin bir tedavi sonrasında hastaların %80'inin artık PA yaşamadığını göstermiştir.

 
Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin/hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek üzere değil, desteklemek üzere tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez.
Bu sitede yer alan bilgiler NPiSTANBUL Psikiyatri Hastanesi ve Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi uzmanlarının karşılıksız katkılarıyla derlenmiştir.